Handan Vâlide Sultan
Handan Sultan’ın dudağının üzerinde bulunan ve gayet hoş duran beni sebebiyle Safiye Sultan’ın gelini Handan’a verdiği “Benli Haseki” sıfatı, onun sarayda bu şekilde anılmasına sebep olmuştur. Güler y...
Handan Sultan’ın dudağının üzerinde bulunan ve gayet hoş duran beni sebebiyle Safiye Sultan’ın gelini Handan’a verdiği “Benli Haseki” sıfatı, onun sarayda bu şekilde anılmasına sebep olmuştur. Güler y...
Olgunluk, sadece bir meyve tarifi olmuş, hilm kandilinin ışığı sönmüş. Zalimliğe “güç” demişler, merhamet fezalarda... Müsâmaha âcizlik sayılmış, rıfktan (yumuşak huyluluktan, mülâyimlikten) nasipler...
Azığım da azalmaya yüz tutmuştu. Gittiğim yerde yeteri kadar nevâle var mıydı? Etrafı güvenli miydi? Emniyet tedbirleri alınmış mıydı? Ortamın ısısı, havalandırması, temizliği ilh. ne durumdaydı? Tabi...
Birçok bebek, doğumhaneyi aşırı aydınlık ve soğuk olarak hatırlıyor. Dokunuşların kaba olduğunu vurgularken; popoya sert darbeler, baş aşağı tutulmalar ve diğer tıbbî müdâhaleleri acı olarak algılıyor...
Hüdâyî Kız Kur’ân Kursu mezunlarından Kırgızistanlı genç bir hanım, oruç ibadetinin muhabbetini kalbine ninesinin yerleştirdiğini şöyle anlatmıştı: “Ninem, Ramazan ayına beş-altı ay öncesinden hazırla...
Her gece nefsini beslemek adına değil, teheccüd vaktinin mânevî ziyafetinden hissedar olmak için düzenli uyanmayı öğrenen kul; artık bu güzel hasleti devam ettirmek için çabalar. Midesi aç kalmasın di...
Arife çiçeğini hiç duydunuz mu? Yok, yok bildiğiniz açan bir çiçek değil bu. Hattâ Arefe günü açan bir çiçek de değil... Ecdadımız, Arefe sabahı bayramlıklarını giyip tertemiz kıyafetlerle sokağa çıka...
Muhterem Okuyucularımız; On bir ayın sultanı Ramazan Ayı teşrif etti. Evimizi, gönlümüzü, hayatımızı, dünyamızı şereflendirdi. Bir yıl boyunca kirlenen dünyamızı temizlemek için; günah, gaflet ve hat...
Allâh’ın adının anıldığı mekânlar, feyz ve mânevî enerji merkezleridir. Sohbetlerde büyüyen çocuklar duyarlı olurlar. Hareketli olsalar da yaramaz olmazlar, ruh dünyaları sekînetle donanmıştır. Merham...
Amerikalı bilim adamları zürafanın doğumunu izliyorlar. Yavru doğar doğmaz yere düşüyor. Sağlıkla hayatına devam ediyor. Bir dahaki doğumda yavrunun yüksekten düşmesi ona zarar vermesin diye yumuşak b...
Ölümüne emaneti taşıyanın ömrü, buraya kadardı. Vazifesini tamamlamanın huzuru ile varlık sahnesinden çekildi. Biliyordu; öleceğini bile bile buraya kadar gelişin hikmeti, sedef içinde saklanan incini...
Toprağın emeklerimizin karşılığını cömertçe verişi, tekrar ekip biçmeye dâir şevkimi çoğalttı. Toprağa bu husûsiyeti veren Allah, rızâsı uğruna gösterdiğimiz gayretleri kim bilir nasıl da şânına yaraş...
Mâdemki kişi dilinin altında gizli, o hâlde dili, iyiye ve güzele raptetmek gerekir. Hâliyle, kavliyle iyi ve güzeli cem etmiş bir nesil istiyorsak, nezâket ifadeleriyle çocuklarımızın dillerini süsle...
Kadınlar kocasıyla anlaşamaması durumunda, boşanma kararı alma düşüncesiyle, devrin yaşayan genel-geçer kurallarından hareketle, bavulunu toplayıp babasının evine çıkıp geliyor. Bu durum kabul edileme...
Köle: Para ile satın alınan. Köle: Efendisinin emrine âmâde yaşayan. Köle: Efendisi tarafından âzâd edilmedikçe ona bağlı kalan… Köle: Sen affetmedikçe dünyada huzur, âhirette serinlik bulamayan… İşte...
Muhterem Okuyucularımız; İnsan denilen varlık tam bir muammâ… Bu dünyada yaşadığımız müddetçe bize gayb olarak gelen bir âlemden, Bezm-i Elest’ten gelen… Bedeni çamurdan şekillendirilip rûhu ilâhî ne...
Hikâye olunduğuna göre Kûfe’de duaları kabul olunan bir grup insan vardı. Kendilerine bir vâli tayin olununca, bunlar onun helâki için dua etmekte, o da helâk olmaktaydı. Abdulmelik b. Mervan tarafınd...
Muhterem Okuyucularımız; Daha önce bir yazımızda “Herkesin Bir Dâveti Var!” başlığını atmış ve şöyle demiştik: “Bütün eşya, nefsimiz ve şeytanlar, insanı her türlü lehviyyâta, mâlâyânî ve nefsânî ar...
“İlâhî, ente maksûdî...” Daha ötesi var mıydı? Evine, çoluk çocuğuna yaptığı her bir hizmet, sevap olarak hanesine yazılıyordu. An gelip atarlandığı olurdu tabi. Top gibi katlanıp köşe bucağa atılan ç...
Namaz, Âlemlerin Rabbi ile görüşmenin, hâlleşmenin, sohbetin adıydı. Bütün yüklerin, çaresizliklerin, dertlerin devâsı Hak Teâlâ’da; O’nunla namazlarda buluşmada, rükûlarda tesbih etmekte, secdelerde...